Kategoriler
Etiketler
Reklam
İstatistikler

  Üye Sayısı      = 14

  Hikaye Sayısı = 208

  Yorum Sayısı = 8


Solakların "kısa Devresi"
Eskrim ya da tenis gibi karşılaşma sporlarında, solakların sağlaklara üstünlüğünün, alışılmadık, yani şaşırtıcı oyunları olduğu düşünülmekteydi. Fransızların bu konudaki araştırmaları, belki solakların bir de psikolojik kozu olduğunu sinir kumanda sistemlerinin sağlaklarınkine göre daha basit olduğunu kanıtlayacaktı.
Borg u yenmenin belki tek yolu vardı. Sol elle oynamak. Gerçekten, iki elini kullanabilmesine karşın aslında tam bir sağlak olan isveçlinin üstünlüğü, bir başka üstünlüğü örtüyor: "solakların başarısını". Solakların listeleri gerçekten etkileyici: Manuel Orantes, Jimmy Connors, Guillermo Villas, Roscoe Tanner, John Macenroe..tümü solak bu tenisçilerin, ABD de 7 ödülün 5 ini, 5 Avustralya ödülünün 3 ünü, 5 "masters" in 3 ünü almış ve Wimbledon finalinda oynamışlardı..Borg a karşı, dünya sıralamasında yenilmez isveçlinin hemen ardından MacEnroe, Connors ve Villas yeralmaktaydı.a Yani ilk dörtte solakların %75 i yer alırken ilk 20 de bu sayı %25 e, ilk 200 de %16 ya düşmekteydi. Bütün nüfus içindeki solak oranıysa yalnız %10 da kalmaktaydı. Kısacası, Borg olmasa solakların egemenliği mutlak olacaktı.
Solakların bu üstünlüğü masa tenisinde de görülmekteydi. Dünyanın en iyi on ping-pongcusunun 6 sı solaktı. Üstünlüğün doruk noktası ise solakların ulusal takımlarda çoğunlukta olduğu eskrimdeydi. Moskova olimpiyatlarında 15 eskrimciden oluşan fransız ekibinde 8 solak kadın ve erkek sporcu bulunmaktaydı. Erkekler flöre finalindeyse ekip, bütünüyle solaklarla karşılaşmıştı (3 rus, bir polonyalı, bir romen, bir fransız) ve solaklar turnuvanın ilk 8 birinciliğini almışlardı. Bu örnek, rastlantıyla açıklanabilir tek olay değildi. Olgu uzun yıllardan beri gözlenmekteydi. Daha 1965 de, Dünya Eskrim Şampiyonasında sporcuların %55 inin solak olduğu kaydedilmiştir.
Spor dünyasında uzun zamandan beri solaklığın mutlak beceriksizlikle eşanlamlı olmadığı biliniyordu. Solaklık, öngörülmezliği, dikkat dağıtıcılığıyla ün yapmıştır. solakların şeytani bir altıncı duyuya sahip olduğu söylenir. Sağlaklığa karşı üstünlüğüne açıklama getiren "farklılığı" insanı büyüler. Solak, çocukluktan beri sağlakların dünyasında yaşamaya alışmıştır ve bu dünya onu şaşırtmaz. Buna karşılık, sağlak, sol elini kullananın alışılmamış, beklenmeyen hareketleri ile dikkat yoğunluğunu yitirir. Solaklar, sert servis atabilir ya da sağına atak almaya alışkın sağlağın, ters yanına güçlü çapraz yapabilir. Bunu karşılamak için sağlak, alıştığı oyunu tersine yapmak zorundadır.
Sonuç olarak solağın üstünlüğü simetri yoksunluğundan gelmektedir. sağlak için kural dışı olan, solak için kuralın kendisidir. Hatta bir benzeriyle karşılaşan solak, daha çok zorlanır. Artık karşısındakinin oyununu tersine çevirmek ona düşmektedir (ama aynı durum diğer solak için de sözkonusu olacağından üstünlük ne birinde, ne ötekindedir.)
Kesinlikle kanıtlanan bu açıklamaların yanı sıra istatistikler şunu gösteriyor: iki rakibin doğrudan karşı karşıya geldiği sporlar (tenis, ping-pong, eskrim, boks) sözkonusu olduğunda solakların başarısı, gereken hızlı tepki oranında yüksek. Bu da bize solakların üstünlüğünün yalnızca aykırılıklarına değil, aynı zamanda hızlarına da bağlı olduğunu düşündürüyor.
Sonuç olarak organların aralarında bütünleşmesinde, doğuştan gelen yeteneklerle, sonradan edinilenleri ayırmak oldukça güçtür. Özellikle, toplumsal baskının sağ yanı güçlendirdiği, yazmak gibi durumlar sözkonusu olduğunda, "çocuğu, yazmak için bir elini seçmeye itme yolu son derece yapaydır." diyor Dr. Azemar. "Çoğu zaman çocuk tam gerektiği gibi oturtulur. Herşeyden soyutlanarak yalnız eliyle ilgilenmeye zorlanır. Önündeki kağıt yatay olarak yerleştirilir, böylece aşağı ve yukarı üstüne somut bir fikri olmaz. Oysa çocuğa bu fikrin verildiği ileri sürülür. Yazı yazacak elin seçimi-çok zaman sağ el-böylelikle hiçbir yetkin temele dayanmaz. Oysa seçim, motor deneyiminden kaynaklanmalıydı. Sözgelimi, ilkokuldan başlayarak çocuğa büyük duvar panolarına, ayakta, elleri nesnelerle dolu yazı yazma olanağı verilebilir. Böylece çocuk, bütünlüklü bir motor harekete doğru yönlendirilir, durumunun zorlamasıyla, bedenin, her bölümünün en iyi işbirliğini bulması sağlanabilirdi. Bu yol izlenerek çok daha köklü bütünleşmeler gerçekleştirilebilirdi kuşkusuz."
Toplumsal baskının yine de daha az güçlü olduğu spor alanında daha çok kullanılan el ya da ayağın seçiminin daha adil olduğu düşünülebilir. Diğer yandan performans araştırması, sporcuyu olası en iyi bütünleşmeye iterse de bu zorunlu değildir. Bir antrenörün görüşüne göre Fransa da solak boksör sayısı düşüktür, çünkü sporcuların "yanlış gard"ını engellemek gibi bir eyilim vardır. Doğu ülkelerinde, öyle görünüyor ki, daha fazla solak boksör var...Eskrimde iki yanlı bir çalışma desteklenirse, sol elini seçen kişilerin sayısı belki de çok daha yüksek olabilirdi.

  Hikaye 158 kez okundu
  Hikaye Anjelina Jolie tarafından 25/05/2009 - 16:05:40 tarihinde eklendi
Etiketler
" Solakların "kısa Devresi" \ Hikaye Yorumları
Bu Hikayeye Henüz Yorum Yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın :)
" Solakların "kısa Devresi" \ Yorum Alanı
Yorum Yapmak İçin GİRİŞ YAPIN yada ÜYE OLUN
Site İçi Arama



Üye Giriş
Reklam
En Yeni Üyeler

site ekle
Tektanemsin - Tektanemsin Mirc - Tektanemsin Sohbet - Tek tanemsin - Tektanemsin Chat - Tektanemsin Muhabbet Fikralar Hikaye Hikayeler chat sohbet muhabbet mirc